30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de Anayasa Mahkemesi’nin 19.04.2020 tarihli 2018/91 Esas ve 2020/10 Karar sayılı kararı yayınlandı.
01.02.2018 tarihli 7072 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un birçok maddesinin Anayasa’nın başlangıç hükümleri ile birçok maddesine aykırı olduğu iddiasıyla 116 TBMM üyesi tarfından iptal davası açılmıştı.
İptali istenen kanunun 18. maddesiyle 6112 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrasına eklenen, 26. maddesi ile polise sanal takip yetkisi verilmesi olarak bilinen 2559 sayılı PVSK’nın ek 6. maddesinin 18. fıkrasına eklenen ve 82. maddesi ile 399 sayılı KHK’nın 7. maddesinin 1. fıkrasının f bendi ile eklenen düzenlemeler iptal edildi.
- 18. madde ile 6112 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrasına eklenen düzenleme ve iptal nedeni:
“Ortakları ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu MİT veya Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşların lisans başvuruları reddedilir.”
MİT veya Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirimin ceza soruşturmasına esas alınabilecek nitelikte bilgi ve belgeye dayanmasının şart olmaması nedeniyle değerlendirmeye esas alınan olayla çok büyük ihtimalle istihbaridir. Bu güvenlik kurumlarınca yapılan değerlendirmelerin doğrudan sonuç doğurması, idareye veya idareyi denetleyecek mahkemelere maddede belirtilen kişilerin terör örgütlerine iltisakının veya irtibatının bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapma yetkisi vermemesi ve gerçeğe uygun idari işlem tesis etme imkanının neredeyse olmaması ile birlikte bu yetkilerin keyfi kullanılmasını önlemek için yasal yasal güvencelere yer verilmemesi nedenleriyle söz konusu düzenleme Anayasa’nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
- 26. maddesi ile 2559 sayılı PVSK’nın ek 6. maddesinin 18. fıkrasına eklenen düzenleme ve iptal nedeni:
“Polis, sanal ortamda işlenen suçlarda, yetkili Cumhuriyet başsavcılığının tespiti amacıyla, internet abonelerine ait kimlik bilgilerine ulaşmaya, sanal ortamda araştırma yapmaya yetkilidir. Erişim sağlayıcıları, yer sağlayıcıları ve içerik sağlayıcıları talep edilen bu bilgileri kolluğun bu suçlarla mücadele için oluşturduğu birimine bildirir.”
İnternet abonelerine ait bilgileri kişisel veridir ve söz konusu değerlendirme, özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getirmektedir. AYM tarafından Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmıştır ve sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olup olmadığı incelenmiştir. Bu doğrultuda CMK’nın 160. maddesinin 1., 2., 4. ve 7. maddeleri incelenmiştir ve sanal ortamda işlenen suçlar da dahil olmak üzere suç soruşturmasını yapacak yetkili mercinin belirlenmesi ve bu konudaki uyuşmazlıkların çözümünün yargı makamlarında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İptali istenen hüküm ile kolluğu sadece yetkili cumhuriyet başsavcılığının belirlenmesi amacıyla bu yetkinin verilmesinin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı ve sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Düzenleme, Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
- 82. maddesi ile 399 sayılı KHK’nın 7. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile eklenen düzenleme ve iptal nedeni:
“İşe alınacaklarda aranacak şartlar
Madde 7- Sözleşmeli olarak işe alınacak personelin;
…
f) Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak,
gerekir.”
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ile ilgili KHK’da güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmasının işe alım şartı olarak yer aldığı kuralda; bu soruşturma ve araştırmalara konu edilecek bilgi ve belgelerin nelerden ibaret olduğu, bilgilerin nasıl kullanılacağı, hangi merciler tarafından soruşturmanın ve araştırmanın yapılacağı, bilgilerin ne kadar ve ne şekilde saklanacağı, ilgililerin bu bilgilere itiraz etme hakkı olup olmadığı, bilgilerin bir süre sonunda silinip silinmeyeceği ve silinecekse izlenecek yolun ne olduğu, yetkinin kötüye kullanılmasının önlenmesi amacıyla nasıl bir denetim mekanizması oluşturulduğu hususları düzenlemede yer almamaktadır. Bu hususta, belirli ve öngörülebilir kanuni düzenlemelere yer verilmemiştir. Bu soruşturma ve araştırma sonucunda kişisel veriler niteliğindeki bilgilerin alınması, kullanılması, işlenmesine yönelik güvencelerin ve temel ilkelerin kanun ile belirlenmeksizin bu bilgilerin elde edilmesine ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulunarak söz konusu düzenleme iptal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararının tamamına şu link’ten ulaşılabilir: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/04/20200430-8.pdf

