Görevden Alınmaları İstenilen Vakıf Yöneticilerinin Vakfı Zarara Uğratıp Uğratmadıklarının Tespiti Gerektiği

Mahkeme: Yargıtay 8. HD

Esas: 2017/13042

Karar: 2017/13373

Tarih: 19.10.2017

Özet: Mahkemece görevden alınmaları istenilen vakıf yöneticilerinin vakfı zarara uğratıp uğratmadıkları tespit edilerek ilgili maddedeki cezanın uygulanması gerekip gerekmediği düşünülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

Dava: Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Vakıf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde 5737 sayılı Kanunun 10. maddesine göre vakıf yönetim kurulu üyelerinin görevden uzaklaştırılmalarını ve ilgili vakfın kayyım tarafından yönetilmesine karar verilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulü ile davalıların vakıf yönetiminden alınmış sayılmalarına karar verilmiştir.

1-Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; görevden alınması istenen yöneticilerin davanın devamı sırasında genel kurul tarafından yeniden yönetici seçilmedikleri böylece davanın konusu kalmadığı anlaşıldığından, bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü,

2-5737 sayılı Vakıflar Kanununun 10. maddesinin f bendinin 2. fıkrasında, görevinden alınan vakıf yöneticilerinin Meclis üyesi olamayacakları ve beş yıl süreyle aynı vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacakları, ayrıca ikinci fıkranın (c) ve (e) bentlerinde belirtilen nedenlerle görevinden alınan vakıf yöneticilerinin başka bir vakfın yöneticisi ise o görevinden de alınmış sayılacakları ve beş yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacakları hükme bağlandığından; mahkemece yargılamaya devamla görevden alınmaları istenilen vakıf yöneticilerinin vakfı zarara uğratıp uğratmadıkları tespit edilerek sözü edilen maddedeki cezanın uygulanması gerekip gerekmediğinin düşünülmemesi,

Doğru görülmemiştir.

Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 438. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, taraflarca HUMKnun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Yazılar

16

Ara
Tüketici Hukuku

Tüketici Hakem Heyeti Başvurularında 2023 Yılı İçin Parasal Sınır Belli Oldu

16 Aralık 2022 tarihli ve 32045 sayılı Resmi Gazete’de “6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 İnci Ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6 Ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ” yayınlandı. 24/11/2022 tarihli ve 32023 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 542)’nde 2022 yılı için yeniden değerleme oranının %122,93 oranında […]

15

Nis
Anayasa Hukuku, Anayasa Mahkemesi, Ticaret Hukuku

YİBBGK, Kooperariflerin Tacir Sayılacağına İlişkin Karar Verdi

1 Nisan 2022 tarihli ve 31796 sayılı Resmi Gazete’de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2020/2 Esas ve 2021/3 Karar sayılı kararı yayınlandı. Büyük Genel Kurul kooperatif/yapı kooperatiflerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir/ticaret şirketi sayılıp sayılamayacağı hususunu karara bağladı. Kooperatiflerin nitelikleri itibariyle ticaret şirketi ve bir ticareti işletmenin işletilmesi kriterinden bağımsız olarak tacir oldukları; ticaret[…]