30 Nisan 2019 tarihli ve 30760 sayılı Resmi Gazete’de Anayasa Mahkemesi’nin 03.04.2019 tarihli ve 2015/7357 başvuru numaralı Mehmet Uçar kararı yayınlandı.
Başvuru; keyfi gözaltı işlemi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve polis memurlarının hukuka aykırı kuvvet kullanımı nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Kararın özeti şu şekildedir;
Sivil giyimli polis memurları tarafından durdurulan ve kimlik sorulan başvurucu; polis memurlarından kimliklerini göstermelerini istemesi üzerine kendisini kelepçelediklerini ve şiddet uyguladıklarını iddia etmiştir. Polis memurları tarafından da başvurucunun kendilerine sözlü ve fiziki saldırıda bulunduğu iddia edilmiştir ve başvurucu hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından suç duyurusunda bulunulmuştur. Başvurucu hakkında yapılan soruşturmada bu eylemlerin gerçekleştiğine ilişkin delil olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Polisin görevini yerine getirirken kendisinin polis olduğuna ilişkin belgeyi gösterme zorunluluğu olduğundan başvurucu tarafından polis memurlarına kimlik sorulması görevi yaptırmamak için direnme olarak nitelendirilemez. Başvurucunun polislere kimlik sorması sonucu çıkan tartışmada kelepçelenerek karakola götürülmek istenen başvurucunun el bileklerinde üç gün mutat işgaline engel teşkil edecek şekilde sıyrık ve hiperemi meydana gelmiştir.
Kelepçe kullanılması, tek başına kötü muamele teşkil etmemektedir ancak başvurucunun el bileklerinde meydana gelen yaralanma ile birlikte polis memurlarının “Seninle görüşeceğiz, seni böyle bırakırsam kelepçesiz karakola götürmeden gönderirsem” ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde kelepçeleme eyleminin başvurucunun küçük düşürülmesi, kendisine ders verilmesi amacıyla yapıldığı ve kasti olarak vücut bütünlüğüne zarar verildiği anlaşılmaktadır.
Başvurucunun maruz kaldığı bu eylem, küçük düşürücü ve aşağılayıcı etki doğurmaktadır ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele olarak nitelendirilmektedir. Devletin, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında negatif yükümlülüğüne aykırı davranılmıştır. Bir devlet görevlisi olan polis memuru tarafından hukuka aykırı olarak Anayasa’nın 17. maddesini ihlal edecek şekilde muameleye tabi tutulduğuna ilişkin iddia karşısında sorumluların belirlenmesine ve cezalandırılmasına yönelik etkili bir soruşturmanın yapılması gerekir.
Kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilen kuvvet kullanımı sonucu başvurucuda yaralanma meydana gelmiştir ancak bu yaralanmayı başvurucunun meydana getirme ihtimali nedeniyle polis memurları hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kamu görevlileri hakkında başlatılan soruşturmada kuvvet kullanımının koşullarının oluşup oluşmadığı, zorunlu olup olmadığı ve zorunlu ise bu sınırın aşılıp aşılmadığı değerlendirmeleri yapılmamıştır.
Kötü muamele iddialarının gerektirdiği derinlikte bir soruşturma yapılmadığı ve etkili bir cezai soruşturma yürütülmediği anlaşılmaktadır. Anayasa 17/3’te yer alan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi -negatif yükümlülük- ve etkili soruşturma usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Bu sonuçların ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılması adına dosyanın ilgili merciye gönderilmesine ve başvurucuya 20.000-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın tamamınına şu link’ten ulaşılabilir: http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/04/20190430-5.pdf

