Sigorta Primlerinin Gerçek Ücret Üzerinden Ödenmemesinin Haklı Nedenle Fesih Nedeni Olduğu

Mahkeme: Yargıtay 9. HD

Esas: 2016/2368

Karar: 2019/11393

Tarih: 20.05.2019

Özet: Sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmemesi davacı işçiye haklı fesih imkanı verir. Davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-(f) maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilmeli ve sonraki günlere ait devamsızlık tutanaklarına itibar edilmemelidir. Bu durumda kıdem tazminatının kabulü gerekir.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI 

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde işçi olarak çalışırken haklı bir neden olmaksızın işten çıkarıldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret alacağını talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının tüm yasal haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 

D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 

E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ücreti konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi dava dilekçesinde 1.550,00 TL ücret aldığını iddia etmiş, davalı işveren asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. İşyerinde 6 yıl 10 ay çalışması olan davacının testere kesim işi yaptığı anlaşılmıştır. Davalı tanığı muhasebe elemanı, davacının kendisinden daha yüksek ücret aldığını açıklamıştır.
Dosya içeriğine göre, davacının ücretinin 1.500,00 TL olduğu ispatlanmıştır. Kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağı bakımından ispatlanan 1.500,00 TL net ücretin hesaplamada esas alınması gerekir.
3-Davacı işçi dava dilekçesinde sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmediğini ve diğer yasal haklarınının verilmediğini, bu konuda işveren ile yaptığı görüşme üzerine 06.06.2014 tarihinde iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarıyla diğer bir kısım alacaklarını talep etmiş, davalı işveren davacının 06.06.2014 tarihini takip eden günlerde mazeretsiz olarak işe gelmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek yıllık izin ücreti dışındaki taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmemesi davacı işçiye haklı fesih imkanı verir. Davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-(f) maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilmeli ve sonraki günlere ait devamsızlık tutanaklarına itibar edilmemelidir. Bu durumda kıdem tazminatının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Yazılar

16

Ara
Tüketici Hukuku

Tüketici Hakem Heyeti Başvurularında 2023 Yılı İçin Parasal Sınır Belli Oldu

16 Aralık 2022 tarihli ve 32045 sayılı Resmi Gazete’de “6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 İnci Ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6 Ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ” yayınlandı. 24/11/2022 tarihli ve 32023 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 542)’nde 2022 yılı için yeniden değerleme oranının %122,93 oranında […]

15

Nis
Anayasa Hukuku, Anayasa Mahkemesi, Ticaret Hukuku

YİBBGK, Kooperariflerin Tacir Sayılacağına İlişkin Karar Verdi

1 Nisan 2022 tarihli ve 31796 sayılı Resmi Gazete’de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2020/2 Esas ve 2021/3 Karar sayılı kararı yayınlandı. Büyük Genel Kurul kooperatif/yapı kooperatiflerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir/ticaret şirketi sayılıp sayılamayacağı hususunu karara bağladı. Kooperatiflerin nitelikleri itibariyle ticaret şirketi ve bir ticareti işletmenin işletilmesi kriterinden bağımsız olarak tacir oldukları; ticaret[…]