25 Temmuz 2019 tarihli ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de Anayasa Mahkemesi’nin 2015/2536 numaralı Ü.B.K. başvurusuna ilişkin 4/7/2019 tarihli kararı yayınlandı.
Başvuru tarafından tıbbi ihmal sonucu organ kaybına uğraması nedeniyle maddi ve manevi varlığını koruma hakkının, ameliyatı gerçekleştiren doktorun sözleri ve tavırları dolayısıyla şeref ve itibarın korunması bağlamında maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiği iddia edilmiştir.
Rahim sarkması şikayetiyle doktora başvuran başvurucuya yapılan manchester yani rahim ağzının kısmen amputasyonu ameliyatı yapılmıştır. Ameliyat sonrasında başvurucuda hematom gerçekleşmiştir ve başvurucu farklı hastanelerde birçok tedavi görmek zorunda kalmıştır. Son olarak gerçekleştirilen ameliyatta ise rahmi alınmıştır.
Başvurucu; rahim ağzının tamamen kesilerek rahim ağzı koruma sisteminin tamamıyla yok edildiğini ve kendisinde uzuv ve iş gücü kaybı olduğunu; ameliyattan önce aydınlatılmadığını ve kendisinine riskler hakkında bilgi verilmediğini öne sürmüştür. Bununla birlikte, hastanede kaldığı süre boyunca başka hastalarla yatırıldığını ve özel oda talebinin reddedildiğini belirten başvurucu ağrıları olduğunu söylediğinde hemşireler ve doktor tarafından azarlandığını; doktorun üzerine çarşaf fırlattığını iddia etmiştir.
AYM tarafından başvuruya ilişkin şu değerlendirmeler yapılmıştır;
- Tıbbi ihmal nedeniyle maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği iddiası: Başvurucunun kendisine öngörülebilir riskler ve komplikasyonlar tarafından bilgi verilmediğine ve bu nedenle rızasının usulüne uygun olmadığına ilişkin iddiaları, idare mahkemesindeki yargılama sürecinde açıklığa kavuşturulmamıştır. Başvurucunun iddiaları yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek nitelikte olmasına rağmen derece mahkemelerince konuya ilişkin ortaya bir gerekçe konulamamıştır. Bu nedenle, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı bakımından kamu makamlarının pozitif yükümlülüklerini yerine getirmedikleri kanaatine varılarak AY 17’nin ihlaline karar verilmiştir.
- Şeref ve itibara yönelik eylemler nedeniyle maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği iddiası: Hemşireler ve doktor tarafından gerçekleştirilen eylemlerin açıklığa kavuşturulması için tanık dinlenmesinin zorunlu olduğu açıktır ve en azından disiplin soruşturmasının başlatılmasının gerekli olduğu söylenebilir. Başvurucu tarafından iddiaları Cumhurbaşkanlığı, Rektörlük ve Tabip Odasına bildirildiğinden kamu makamlarının hakaret iddialarından haberdar olduğu kesindir. Kamu makamları tarafından araştırılmayı gerekli kılan bu durumda disiplin soruşturması dahi açılmayarak hiçbir işlem yapılmamıştır. İkame edilen tazminat davasında da aynı şekilde gerekli araştırmalar ve işlemler yapılmamıştır. Yargılama makamlarınca bu değerlendirmelerin yapılmaması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı bakımından pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmemesi suretiyle AY 17’nin ihlaline karar verilmiştir.
- Makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiği iddiası: İlk bakışta ulaşılabilir olan, ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunan ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olan Tazminat Komisyonu’na başvuru yolu tüketilmeden başvuru yapılması; bireysel başvurunun ikincil yargılama niteliği ile bağdaşmadığından ve başvuru yolları tüketilmediğinden bu kısım bakımından başvuru hakkında kabul edilemezlik kararının verilmesi gerekmiştir.
AYM tarafından yeniden yargılama hususu iki farklı iddia bakımından ayrı ayrı incelenmiştir. Tıbbi ihmal nedeniyle maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlali bakımından ihale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve ihlal sonucuna uygun yeni bir karar verilmesi için kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir. Şeref ve itibarın korunması hakkına yönelik ihlal bakımından yeniden yargılanma yapılmasında fayda bulunmamaktadır ancak ihlal nedeniyle başvurucunun uğradığı manevi zarar karşılığında net 5.500,00-TL ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın tamamına şu link’ten ulaşılabilir: http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/07/20190725-6.pdf

