Avukatlık Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak Talebinde Görevli Mahkeme

Mahkeme: Yargıtay 13. HD

Esas: 2018/322

Karar: 2018/1999

Tarih: 19.02.2018

Özet: Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasa’da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı avukat davalı aleyhine açılan ceza davasında yürütülen vekillik görevi nedeniyle ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalının sanık olarak yargılandığı … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/340 E. sayılı dosyası incelendiğinde Vergi Usul Kanunu ve Dernekler Kanunu’na muhalefetten yargılama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafından yürütülen mesleki faaliyet kapsamında davacı avukata vekalet verildiğine göre, davalı 6502 sayılı Yasa’da tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. O halde, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı aleyhine … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada vekillik görevinin yürütülmesi için davalı ile 15.000,00 TL bedelle anlaşma sağlandığını, davalının isteği üzerine dosyadaki vekillik görevinden çekildiğini ve ücretin tamamına hak kazandığını ancak davalı tarafından vekalet ücretinin ödenmemesi üzerine başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesi ile vekalet sözleşmelerinin de tüketici işlemi olarak tanımlandığı, 6502 sayılı Yasa’nın 73. maddesi gereğince davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle Tüketici Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı avukat davalı aleyhine açılan ceza davasında yürütülen vekillik görevi nedeniyle ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalının sanık olarak yargılandığı … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/340 E. sayılı dosyası incelendiğinde Vergi Usul Kanunu ve Dernekler Kanunu’na muhalefetten yargılama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafından yürütülen mesleki faaliyet kapsamında davacı avukata vekalet verildiğine göre, davalı 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. O halde, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-3 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Yazılar

30

Nis
İcra ve İflas Hukuku, Ticaret Hukuku

Çeklerin İbraz Süreleri ve Kambiyo Takipleri Hakkında Geçici Düzenleme Yapıldı

7318 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 30 Nisan 2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayınlandı. Kanunun 15. maddesi ile 25.03.2020 tarihli ve 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a Geçici Madde 3 eklenmiştir. Covid-19 pandemisi nedeniyle uygulanan kısıtlamalar hak kayıplarının önlenmesi için düzenlenen geçici maddenin detayları ise şu şekilde: İbraz […]

25

Nis
Medeni Usul Hukuku, Tebligat Hukuku

YİBBGK, Mernis Adresine Doğrudan Tebligat Çıkartılmasının Yeterli Olduğuna Karar Verdi

20 Nisan 2021 tarihli ve 31460 sayılı Resmi Gazete’de 2019/2 Esas, 2020/3 Karar ve 20.11.2020 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu yayınlandı. Muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim  teri adresinin bu adresten farklı olması halinde; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine “Mernis adresi” şerhi verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2.[…]