04.03.2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmi Gazete’de, Anayasa Mahkemesi’nin 2019/6266 başvuru numaralı ve 15.01.2020 tarihli kararı yayınlandı.
Derece ve kademe hesabının önceki çalışma süreleri hesaba katılmadan yapılması nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğinin iddia edildiği başvuru, süre aşırı nedeniyle kabul edilemez bulundu.
Yargılama sürecine ilişkin nihai karar olan Yargıtay ilamının başvurucunun avukatına e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği somut olayda, tebliğ mazbatasında “Tebligat alıcısının hesabına iletilmesini müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak okundu sayıldı.” şeklinde delil kaydının oluşturulduğu tarih olan 20.01.2019 tebliğ tarihi olarak kabul edilmiştir. Ancak 15.01.2019 tarihinde tebligatın açıldığına dair delil oluşturulmuş olup, bu kayıt alıcı tarafından tebligatın okunduğu tarih olarak değerlendirilmiştir. Bu bakımdan 20.01.2019 tarihinde tebligat yapılmış sayılsa da 15.01.2019 tarihinde nihai karardan başvurucunun haberdar olduğu kabul edilmiştir.
AYM tarafından usul kuralları uyarınca sürenin tebliğden itibaren işlemeye başladığı uygulamaların aksine bireysel başvuru yolunda başvuru süresinin ihlalin öğrenilmesi esasına bağlı olması nedeniyle e-tebligatın okunduğu tarihin bireysel başvuruda sürenin başlangıcı olarak kabul edildiği vurgulanmıştır.
Bazı hukukçular tarafından bu kararın elektronik tebligatta sürenin başlangıcı hususunda yeni bir tartışmaya neden olduğu yorumları yapılsa da AYM’nin kararında belirtmiş olduğu gibi e-tebligat yoluyla yapılan tebligatlarda tebliğ tarihinin beşinci günün sonu olduğu hususunda bir tartışma yoktur. Kararda tartışılan husus, bireysel başvuruda tebliğ tarihi değil de, öğrenme tarihi esas olduğundan nihai kararın ne zaman öğrenildiğidir. Ki e-tebligat’ın okunması ile öğrenmenin gerçekleştiği yorumu bu bakımından kanımca isabetlidir.
Kararın tamamına şu link’ten ulaşılabilir: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/03/20200304-10.pdf

