19 Temmuz 2019 tarihli ve 30836 sayılı Resmi Gazete’de Anayasa Mahkemesi’nin 30.05.2019 tarihli ve 2015/11192 başvuru numaralı Erol Kesgin kararı yayınlandı.
Temsil yetkisini haiz olmamasına rağmen yönetim kurulu üyesi olduğu anonim şirketin kamu borçlarından dolayı başvurucunun sorumlu tutulması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali iddiasına ilişkin başvuru, AYM tarafından oy çokluğuyla reddedildi.
Kararda başvurucunun şirket yönetim kurulu üyesi sıfatıyla, üye olduğu dönemdeki prim borçlarının ödenmesini teminen kanunda tanınan yetkilerle müdahalede bulunma ve engelleme haklarına sahip olduğuna vurgu yapılarak primlerinden ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen borçlu olunması nedeniyle iç ilişkide diğer şirket hissedarlarına payları oranında rücu hakkı bulunduğu belirtildi.
AYM tarafından şu hususlara vurgu yapıldı: Başvurucunun kendi payına düşen kamu borcu için şirket tüzel kişiliğine de rücu hakkı vardır ve şirketin 35.000-TL değerinde taşınmazı, makine parkları ve fabrikası olduğu başvurucunun dava dilekçesinde de belirtilmiştir.
Başvurucunun şirketin kanuni temsilcisi olduğu dönemdeki sosyal sigorta prim borçları ile gecikme zammının ödenmemesinden kaynaklı kamu alacağından sorumlu tutulması, kendisine aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklememektedir. Bu nedenle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasında adil denge, başvurucu aleyhine bozulmadığından Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı ihlal edilmemiştir.
Kararın tamamına şu link’ten ulaşılabilir: http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/07/20190719-13.pdf

